Hoşgeldin, Ziyaretçi:

Üye Ol
Yeni Tema ! Yeni temamız forumumuza hayırlı olsun.Bu konuda fikirlerinizi beyan edebilirsiniz.
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çingeneler Roman Özeti
#1
Eser üç bölüm olarak ele alınmıştır. Birinci bölümde şu hadiseler gerçekleşir:

Bir sıcak Temmuz gecesi iki çocukluk arkadaşı gece boyu oturup sohbet ederler. Kulaklarına Karmen şarkısı gelir. Bu sırada Tepebaşı’nda kurulu bulunan çingene çadırlarından bir kadın çıkar ve bu şarkıyı dinleyerek çingenece bir ninni mırıldanır. Bu ninniyi iki arkadaşı derinden etkiler, ninninin peşine düşerler. Çadırın yakınına gidip kadını gizlice izlerler. Daha sonraki akşamlarda bu etkisinden kurtulamadıkları ninninin peşine düşerler. Gelip gidip ahbap olurlar. Onu söyleyen kadının cinli,biraz aklı kaçık olduğunu öğrenirler. O ninniyi dinleyebilmek adına bu iki arkadaş çingene çocuklarına para dağıtırlar,diğerlerine iyi davranıp hoş sohbet ederler.

Arkadaşlarından birisi her akşam yapılan bu çalgılı muhabbetten sıkılır,artık gitmek istemez ve bir süre sonra gitmez. Diğeri eksiksiz her akşam çingenelerden çeşitli müzikleri derlemek,o ninni tadında başka ninniler bulmak için gider. Arkadaşı gitmediği için onu zorlar,daha sonra araları bozulur. Her akşam aynı eğlenceler devam eder. Bir süre sonra o gece o ninniyi söyleyen kadın kaybolur. Hiç kimse yerini bilmez. Aklı esince böyle ortadan kaybolduğunu söylerler. Bu çingenelerin içinde en çok birlikte eğlendikleri Etem’dir. Etem sürekli gider diğer arkadaşa güzel gözlü esmer kızı sürekli över. Dul kadının peşini bırakmasını ister.

Çingene alemlerine katılmayan diğer arkadaşı bir gün akrabalarından ziyaretten gelirken bindiği arabanın atının bacağını o civarda bulunan başka bir çingene grubunun köpeği ısırır,bunlara köpek yolda saldırır. Ne tesadüftür ki orada Etem vardır,bu arkadaşı kurtarır. O çadırlarda belli bir süre ağırlandıktan sonra eve gitmek için yola koyulurlar. Yolda Etem diğer arkadaşı hakkında konuşmaktadır. Kendisi hakkında çelişkiye düşürecek çeşitli bilgiler verir.

Bir sabah yazarın kapısını bir çocuk çalar ve İlhan’dan (ilk defa burada ismi geçer-çocukluk arkadaşı) mektup getirir. İlhan küs olduklarından,not yazıp görüşmek istediklerini belirtir. Arkadaşı gider ve görüşürler. İkisi de gergindir. İlhan mahallede çingene kıza aşık olduğu dedikodularını arkadaşının yaydığını düşünür. Tartışırlar,İlhan ertesi gün birlikte çingenelerin çadırına gitme sözünü aldıktan sonra biraz yumuşar. İlhan daha önceden tuttuğu günlük notları okuması için arkadaşına bırakır.

Arkadaşı İrfan’a bir şeyler yapıp oradan kurtarmak istedikçe İrfan onu dinlemez. En sonunda eski bir arkadaşları olan Nazım’ın yanına gider,derdini anlatır. İrfan’ın kendisinden başka kimsenin okumasını istemediği notları ona da okutur. Nazım’la birlikte Etem’i bulurlar. Olan biten hakkında bilgi edinmeye çalışırlar. İlhan’ın notlarından anlaşıldığı üzere İlhan,dul kadın Nazlı’yı bulmak için Vitros, Litroz, Büyükdere, Cendere gibi çingene çadırlarını tek tek dolaşıp Nazlı’yı aramıştır. Bir izine rastlayamaz. Etem’de olayın farkındadır,tirişe gözlü esmer kızın İlhan için daha iyi olacağını belirtir. Arkadaşları buna kızarlar. Etem’den elinden geldiğince İlhan’ın bu çadırlara gitmesini engellemek için yardım isterler.

Ertesi gün İlhan’ı vazgeçirmeye,oraların kendisine uygun olmadığını anlatmaya çalışırlar ve en sonunda İlhan’la tartışarak ayrılırlar.

Yazar o günden sonra İrfan’ın yüzüne bakmaz ve uzun yıllar görüşmezler.

İkinci kısım da ise olan biten olayları İrfan’ın hatıra defterinden öğreniyoruz;

Uzun süredir Nazlı’yı arayan İrfan sonunda Nazlı’lı bulur,getirir ve evinde epey bir süre misafir eder. Annesi bu durumdan rahatsızdır. Evde hoşnutsuzluk vardır. Nazlı çocuğunu bahane ederek evden ayrılır. Artık İrfan Bey’e harmandaki çingeneler sıkıcı gelir. Farklı meyhanelere takılmaya başlar. Burada yeni çingenelerle,İstanbul”un yeni çingeneleriyle tanışır. Araştırması için iyi olacağını düşünür ve onların alemine dalar. Tanıştığı Reha Bey İrfan Bey”i çingene eğlencelerine götürür. Yeni insanlarla tanıştırır. Artık eski yerleri bırakır;Sulukule,Ayvansaray,Balat ve Fener”de yaşayan tüm İstanbul`u eğlendiren çingenelerle birlikte olur. Buradaki kızlar da daha bakımlı ve güzeldirler. İrfan kendisini bu alemlere öyle kaptırır ki Reha Bey`in kendilerine daha yakın olmalarını (bilgi yelpazesi.net) istediğinden evini Topçular`dan taşır. Annesi bu işten bu durumdan rahatsızdır ama hiçbir işten anlamayan,hazır yemekten başka bir şey yapmayan oğluna laf anlatamaz. Oğlu tamamen bu çingenelerin eline düşmüştür. Zevkinin peşinde harcadığı,har vurup harman savurduğu paraları da düşünmez. Bu eğlencelerde tanıdığı nice güzeller vardır;Çakır Emine,Seher,Ziynet,Râna,… Çakır Emine`yi beğenmiştir. Çakır Emine de bunu karşılıksız bırakmaz.

İrfan bir süre sonra bu eğlencelerden sıkılır ve yeniden annesinin ısrarı üzerine Topçular`daki eve döner. Burada da eğlence grubu peşini bırakmaz. Annesi bu boş eğlencelerden oldukça rahatsızdır. Son olarak evin ipotek olması üzerine: “Haydi bakalım, gelsinler de şimdi bunu,senin çingenelerin, kadeh arkadaşların kurtarsınlar ! Ne olacak bu halin sonu? Hazıra dağ dayanmaz. Yirmi beş yaşına geldin; hâla bir baltaya sap olamadın, hâla hazır yiyorsun…” der.

Bir akşam üstü arkadaşları habersiz İrfan için toplanıp, Topçular’a gelirler. Buraya eğlenmeye geldiklerini, İrfan Bey’in onlardan kaçamayacağını söylerler, harmandaki çingeneler de çağrılır. Önceleri birbirlerine laf atarak ortalığı karıştırsalar da sonradan ortam yatışır. Ancak sonraları Çakır Emine, Nazlı, Gülüzar birbirlerine kıskanmaya başlarlar. Daha sonra İrfan onlarla meyhane meyhane gezmeye, evlerde düzenlenen eğlencelere katılmaya devam eder.

Bir gün bir birahanede İrfan otururken başka masadaki adamın kendisine içki ısmarlamasıyla tanışırlar. Adamın tavırlarından İrfan işlerin sarpa saracağını anlar ve adete kaçarak oradan ayrılır. Daha sonra Reha Bey ve çevresindekiler İrfan’dan elini eteğini çekerler. Artık parasından yararlanmak için bile yanına yanaşmazlar. İrfan öğrenir ki o gün birahanede kendisini tehdit eder gibi konuşan adam da, Reha Beyler’in korktuğu adam da Çakır Emine’nin eski takıntısı Feridun’dur. İrfan arkadaşlarının bu davranışlarından sonra tamamen bu alemden uzaklaşıp annesi ile birlikte evde oturur ve İrfan bu durumdan fazla etkilenmez sadece derleyeceği opera için biraz daha malzeme bulamadığına üzülür.

Çakır Emine aşkını anlatan mektuplar yazar, İrfan cevap vermez. İrfan’ın Etem ile bahçede uğraştığı annesinin de hastalanıp evde yattığı bir günde, Emine habersiz gelir. Ağlayıp inleyip, O’nu çok sevdiğini, kendisini aramadığı için ne hallere düştüğünü anlatır. Annesi de acıyarak İrfan’a evlenmeleri için izin verir. Annesi zaten İrfan’ın bulaştığı bu alemden kolay kolay kurtulamayacağını düşünür. “Bari Nazlı ya da Emine’yle evlense de diğerlerinden kurtulsak” der…Emine Nazlı’ya göre daha terbiyeli ve naziktir. Adetleri birbirine daha yakındır. Emine’nin gönlünü yaparak bu işi tatlıya bağlayacaklarını söyleyerek eve gönderirler. İrfan bu işi (Feridun faktörünü ortadan kaldırmayı) ancak Nazım’ın halledeceğini düşünür. Daha önceden kırdığı arkadaşını bulmak için yola koyulur.

Nazlı artık Emine’yi kendine kardeş olarak gördüğünü ve İrfan ‘la mutlu olmalarını istediğini söyler, ortadan çekilir. İrfan’ın annesi Nazlı’nın içli içli konuşmasından etkilenir ve evinin kapılarının O’na her zaman açık olduğunu söyler.

Üçüncü kısımda İrfan yaşadığı başıboş yıllardan rahatsızlık duyuyor. Hiçbir işe yaramadığı, geride kimsenin kalmadığı yıllar…

İrfan eğlencelerden çekildiği yıllarda bir gün bira içerken yanına Feridun ve İrfan’ın da tanıdığı iki kişi gelir. İrfan onlarla uğraşmamak için hemen ücreti ödeyip kalkmak ister. Sürekli İrfan’ı çileden çıkarmak için laf atarlar. İrfan aldırmaz, oradan ayrılmak için yola koyulur. Önünü keserler ve üç arkadaş birlikte İrfan’ı döverler. İrfan sonunda yakınındaki bir sandalyeyi kaparak Feridun’un kafasına indirir. Feridun artık sonsuza dek ayağa kalkamayacaktır.

İrfan on iki yıl hapishanede yatar. Hapishaneye girdikten bir yıl sonra annesi vefat eder. Geriye kalan tek evleri de alacaklılar tarafından haciz edilir. Hapishaneden çıktığında O’nu kimse tanımaz. Ethem,Nazlı çoktan ölmüştür. Emine ise üçüncü çocuğuna kart sesiyle ninniler söyler. Artık İrfan’ı “İrfan baba” diye çağırırlar. Çingeneler beş parasız, sefil bir şekilde gezen İrfan’ı düğünlerine götürerek beş on para kazanmasını sağlarlar.

Son kısımda yazar bir gün öğle arasında Sultan Ahmet Kahvesi’nde bir arkadaşını bekler. Birçok insan burada bağırıp çağırıp bir şeyler satmaya çalışır. Arkadaşı gelince baş ağrısından hemen kalkmak istediyse de arkadaşı nargile keyfi yapmak için kalkmaz. Elinde kemanı ahı gitmiş vahı kalmış,üstü başı yırtık pırtık bir adam bir şeyler çalmaya çalışır. Daha sonra para toplar.

Tam kahveden kalkacakları sırada kemancı farklı bir müziğe başlar. Yazar biraz dinlediğinde acı acı gülümseyerek o günleri hatırlar. Kemancı “Karmen’ide çalayım mı? “diye sorar ve yarın görüşmek istediğini söyleyerek ayrılır. Belki yirmi yılı aşkın bir süredir görüşmeyen arkadaşlar şaşkındırlar. Ertesi gün İrfan bir paket getirip arkadaşına verir ve hızla oradan uzaklaşır. Yazar İrfan’ı bir daha görmez sadece Aksaraylı Nazım’dan polisler tarafından ölü bulunduğunu duyar.

İrfan’ın verdiği pakette de ikinci kısmı oluşturan hatıralar yer alır.


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  İkinci şans kitap özeti Dogukan 1 171 05-04-2016, Saat: 22:49
Son Yorum: SelcukBass
  Bir bilim olarak psiliyatri Kitap Özeti Dogukan 0 158 05-04-2016, Saat: 22:39
Son Yorum: Dogukan
  Canan Kitap Özeti Dogukan 0 177 05-04-2016, Saat: 22:38
Son Yorum: Dogukan

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

Türkçe Çeviri:MCTR MyBB, © 2002-2016 MyBB Group.
Desing and Coding By Mustafa SEVİM