Hoşgeldin, Ziyaretçi:

Üye Ol
Yeni Tema ! Yeni temamız forumumuza hayırlı olsun.Bu konuda fikirlerinizi beyan edebilirsiniz.
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Katre-i Matem Kitabı Özeti
#1
Katre-i Matem Kitabının Özeti İskender Pala

İskender Pala Katre-i Matem Romanının Özeti

Katre-i Matem (İskender Pala) Kitabının Özeti

kalfa851.jpg

KATRE-İ MATEM

Katre-i Mâtem… Mâtem Damlası… Şehr-i İstanbul'da lâlelerin açtığı vakte denk düşen bir İstanbul ve bir aşk romanı. İstanbul'un dört bir yanında kırmızı, sarı, pembe, mor ve beyaz lâleler şehrin güzelliğine güzellik katıp açmaya, bahara “merhaba” demeye başladığı bir vakte denk düştü Katre-i Mâtem' in raflarda yer alması… 

İskender Pala'nın “Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk” adlı ilk romanın ardından altı yıl sonra Kapı Yayınları'ndan çıkan “Katre-i Mâtem” adlı ikinci romanı, okuyucuyla buluştu. Katre-i Mâtem, “Yek Cinayet Şast u Şeş Sual” yani günümüz diliyle “ 1 Cinayet, 66 soru” ya da “Altmışaltı Soruda Cinayet” i konu ediniyor. Âşık olduğu kadını, birlikteliklerinin ilk gecesinde feci bir cinayete kurban veren ve dahası bu cinayetin katili olmakla suçlanan bir mâşukun, katilleri bulma mücadelesiyle başlayan roman, sayfalar ilerledikçe okuru Lâle Devri'ne, o dönemde İstanbul'un tarihî, sosyal ve siyasî yapısına; bu yapıdaki tezata, karmaşıklığa götürüyor. Kitabın içinde barındırdığı hüzün önce adıyla düşüyor okurun kalbine :”Katre-i Mâtem” yani “Mâtem Damlası”... 

Mesnevi tarzında bir roman

Kitap bir “girizgâh”la başlayıp, altmış altı bölüm sürüyor ve bir “hatime”yle son buluyor. Bu yönüyle divan edebiyatı nazım biçimlerinden “mesnevi” yi; kitaptaki resimler de eskiden kitapları süslemek amacıyla kullanılan minyatürleri anımsatmakta. “Ben bir mesnevi yazmak istedim,”diyen yazar bu isteğini gerçekleştirmekte oldukça başarılı olmuş.

Bugüne kadar kaleminden hep aşk akan,”Kitab-ı Aşk, Ah Mine'l Aşk, Aşknâme” gibi kitaplarında ve kaleme aldığı yazılarda daim “aşk”ı anlatan; hep gül ve bülbül ile hemhâl olan bir ismin, yeni romanında bu kez bir cinayetin peşinde iz süreceği başlangıçta kulakta farklı akisler bıraksa da kitabı okuyanca; cinayetlerin gölgesinde bile “aşk”ın en zarif, en naif ve en güzel yanlarının, Fuzuli'nin de dediği gibi “aşk”ın dışında her şeyin lâf-ı güzaf olduğunun anlatıldığını görmek mümkün. Kan, kötülük, çirkinlik her yanı sarmışken satır araları bunca karanlığın içinde bile lâlenin gölgesinde aşkı düşürüyor okurun kalbine. Hafız Çelebi ve Şâir Dede'nin dilinden “lâle”yi, ona dair bütün incelikleri ve onun Türklüğün geçmişiyle örtüşen tarihini dinlemek, kültürümüze dair unuttuğumuz gerçekleri bir çırpıda hatırlamamızı sağlıyor: Lâle Türk'tür.

Doğu, kendini anlatıyor

Eserin arka planında Doğu- Batı arasında geçen diyaloglar dikkat çekiyor. Hafız Çelebi Doğu'yu yaşayan ve anlatan bir karakter iken arkadaşı Bet-jan Efendi Batı'yı yaşayan ve Doğu'yu anlamaya çalışan bir karakter olarak kendini hissettiriyor. “Ben bu kitabı sadece Türkiye'de okunsun diye yazmadım,” diyen Pala, romanda - bazan didaktik bir hal alan üslubuyla - Doğu'yu Batı'ya anlatma çabasında olmuş. Sadece anlatmakla da kalmayan yazar, eserde Doğu- Batı karşılaştırmasına da yer vererek okurun zihninde bir kültürel harita oluşturmayı başarıyor.

Tarihi roman yazmak için yalnız kahraman isimleri ve olayların kronolojisini bilmek ve vermek yetmez. Olayın yaşandığı zamanı, coğrafi özelliklerini, sosyal, kültürel ve sanat değerlerini çok iyi tanımak ve o zamanda topluma hakim olan inanç, ideal ve anlayışları da iyice bilmek gerekir. Bir devir ve İstanbul romanı olarak karşımıza çıkan Katre-i Mâtem, araştırmaya dayalı tarihî bir roman özelliği taşıyor. O dönemin tarihî ve sosyal dokusuna dair verdiği bilgilerle de dikkat çekiyor. Mesela, bimarhanenin işlevi, burada hangi müziğin, hangi amaçla, hangi vakitlerde kullanıldığı; dilencilerin nerelerde ve nasıl dilendikleri, hatta “dilenci temizleme harekâtı”, meşşatalar, asesler; o döneme ait yapılar, külhan, hamam, Mevlevihane, kasırlar, eğlenceler... vs. yazarın bütün bunları yazarken çok titiz araştırmalar yaptığı ve dönemin şairinin ifadesiyle söylersek haddeden geçirerek bunu romanına yerleştirdiğini / okuyucuya sunduğunu gösteriyor.

Katre-i Matem, sayfalar ilerledikçe çok yönlü bir tablo halinde canlanıyor okurun zihninde. Rengini tarihten alan bu tabloda hayata dair her şeyi görmek mümkün. Bir yanda hüzün, diğer yanda huzur; bir yanda karanlık diğer yanda umut; bir yanda kan; diğer aynda aşk... Eser, tam bir zıtlıklar romanı. Kahramanlarında, yaşanmışlıklarında tarihe sadık kalan yazar dönemin tezatlıklarında da devrin resmini net bir şekilde yansıtmış adı Katre- Matem olan bu tarihi tabloya. Ancak bu tarihi tabloda bazı fırça darbeleri fazlalık gibi duruyor. Mesela, hemen her bölümün sonuna konulan derkenarlar çıkarıldığında romanın kurgusunda, akışında, heyecanında herhangi bir eksiklik hissedilmiyor. Derkenarlarda anlatılan öyküler çok güzel olsa da eserin “olmasa da olur”u olarak iz bırakıyor okurun zihninde.

Tarihin “insanî” yönü

Lâle Devri'nde yaşamaları hasebiyle romanda kendilerine yer bulan Patrona Halil, 3. Ahmet, Damat İbrahim Paşa gibi tarihî kahramanlar da tarihî gerçeklere bağlı kalınarak yazarın perspektifinden kaleme alınıyor. Bir yangın var başkentte… Dumanlar yükseliyor. Yıllar yılı imar ettirmeye, şanına yaraşır şekilde güzelliğine güzellik katmaya çalıştığı ve gönülden bağlandığı bir şehir, bir Sultan ‘ın gözü önünde yanıyor ve Sultan içinin yangınına çare olsun diye gözyaşı döküyor. Öyle ki bilgisine, zekâsına, ferasetine çok güvendiği damadını gözünü kırpmadan belki bu ateşi söndürür diye feda ediyor… 
Ve yine bu yangında bimarhanede alevlerin ortasında kalan delilere vurgu yapılıyor… Bütün bunlar bir isyanın “insan”a bakan yönünü göstermesi açısından oldukça etkileyici ve düşündürücü gerçekler olarak göze çarpıyor…

“ Tarihe tekerrürden ibarettir diyorlar. Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi.” der Mehmet Akif. Romanda anlatılan dönemden bu güne bakıldığında ya da tam tersi düşünüldüğünde görülen o ki değişen yalnızca suret, değişmeyense siret. Derin devlet, fâil-i meçhûl cinayetler, zengin ve fakir arasındaki onulmaz uçurum… vs. tekerrüre tâbi olmaya devam etmekte. Katre-i Matem okunası bir roman olarak sizleri beklemekte. 

* * *

“ Lale ile acı gerçekler mutlu düşlere, paslı demirler parlak gümüşlere, yavuz bakışlar tatlı gülüşlere döner birden; lale ile uğruna can verilecek bir sevgili yaşar içimde. Lale, bağıma taç ve ben ona muhtaç.

Kapa gözlerini ve dinle saki, bir İstanbul lalesinin çığlıklarını duyuyor musun?!... İstanbul’a çıkmayan bir lale yolu, laleye çıkmayan bir İstanbul kadar kayıptır, yitiktir. Rüzgarları toplayan hüzünler, aşklar yoksa İstanbul bahçelerinde ve bir kabir başında ışıklar yas tutar gibi laleler ağlar seher vakitlerinde.

Uyan saki; lale devrindeyiz!...”
nMJ1q5.gif


Iyi Forumlar


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  İkinci şans kitap özeti Dogukan 1 164 05-04-2016, Saat: 22:49
Son Yorum: SelcukBass
  Bir bilim olarak psiliyatri Kitap Özeti Dogukan 0 153 05-04-2016, Saat: 22:39
Son Yorum: Dogukan
  Canan Kitap Özeti Dogukan 0 171 05-04-2016, Saat: 22:38
Son Yorum: Dogukan

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

Türkçe Çeviri:MCTR MyBB, © 2002-2016 MyBB Group.
Desing and Coding By Mustafa SEVİM