Hoşgeldin, Ziyaretçi:

Üye Ol
Yeni Tema ! Yeni temamız forumumuza hayırlı olsun.Bu konuda fikirlerinizi beyan edebilirsiniz.
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Nazan Bekiroğlu-Nar Ağacı Kitabı Özeti
#1
Nar Ağacı Nazan Bekiroğlu

Nazan Bekiroğlu yine mükemmel bir iş çıkartıyor ve Balkan savaşı ile Birinci Dünya Savaşı arasında birbirinden farklı noktalarda tarihin sayfalarında güzel aşk hikayelerini bize sunuyor.

Trabzon+ Tebriz+ Tiflis+ Batum ve İstanbul'da geçen Nar Ağacı romanı ile tarihte bir yolculuğa çıkıyorsunuz ve o zamanın şartlarında iki savaş ile dağılıp bir araya gelen hayatları adeta yaşıyorsunuz.

Aşk romanlarını sevenler için kaçırılmaması gereken romanlardan biri adeta. Bir de tarihin gizemli sayfalarında dolaşmak da hoşunuza gidiyorsa bir oturuşta okuyup bitirebileceğiniz kadar kısa olan uzun bir roman sizi bekliyor demektir. 

**********

Nazan Bekiroğlu’nun Nar Ağacı romanı Trabzon+ Tebriz+ Tiflis+ Batum+ Bakü ve İstanbul hakkında geçen mükemmel bir hikaye sunuyor.

Otuz yıl önce postaya verilen mektup dedesinin ölümünün ikinci gününde gelir. Mektupda sadece selam ve adres vardır. Frasçadan Türkçeye çevrilir. Taht-ı Sülayman’dan gelir. Dedesini ve büyük annesini araştırmaya karar verir torunu. Tebriz’e gider ve adresi bulur. Doksana merdiven dayamış bu ihtiyar kalkıp torunu ile Meşhed yollarına düştüğü gibi hem geçmişi hem de bugünü gayet iyi hatırlıyordur. Beyzat amcaya fotoğraflar ve dedesinin hikayesini sorar. Ne olmuştu da Tebriz’li tacir yerini yurdunu terk etmişti+ evinden ocağından anasından atasından kopmuştu.

Dedesi Setterhan halı ticareti yapan bir aileden gelir. Taht-ı Suleyman’dan her nasılsa gökten düşen elma gibi Trabzon’a düşüvermişti dedesinin hikayesi. O Tebriz – Batum – Tiflis hattında halı ticareti yapan bir tacirdir. Settarhan+ Azam adında bir halı dokuyucu kıza aşık olur. Babası bunu anlar ama önce Yezde gitmesi ve halıları kendi elleri ile teslim etmesi gerektiğini söyler ve dönüşte nişan yapacaklarına söz verir. Azam’ın bunlardan haberi yoktur.

Halıları teslim eder fakat Zerdüst ağasının halısı kalır. Zerdüst ağasının evine vardığında onu oğlu Piruz karşılar. Zerdüst ağasının cenazesi vardır ama Piruz Serttahanı misafir eder ve ikisi çok iyi arkadaş olurlar. Serttahan Piruzu Taht-ı Suleyman’a davet eder. Piruz daveti kabul eder ve gelir. Serttahan arkadaşına dokuma tezgahlarını gösterir. O anda Piruz Azam’a+ Azam da Piruz’a aşık olur ve ikisi birlikte Tah-ı Suleyman’dan kaçarlar. Serttahan ikisini de öldürmesi gerekir yoksa orasını tamamen terk etmesi gerekir. O ikinciyi seçer ve Batum’a gider. Batum’da iken Bolşevik ihtilali patlar ve bir daha Tebriz’e dönemez. Burada arkadaşları olan Safia ve Vasili bulur. En iyi yaptığı iş olan halıcıkta iş bulamayınca Sofia’nın yanında kitapçıda çalışmaya başlar. Sofia ile çok iyi arkadaş olurlar ve birbirlerine her konuda yardımcı olurlar. 

Bu sırada Vasili askere gider ve ihtilal olur. Serttahan işinden eve dönerken çeteler tarafından tutuklanır. İhtilal olduktan sonra ortalık karışır ve Vasılı Serttahan’a kaçmasında yardımcı olur fakat Sofia’ya yardım edemezler. Serttahan bir tekneye binerek Trabzon’a gelir. Serttahan burada çaycılığı öğrenir ve para kazandıktan sonra İstanbul’a gitmeye karar verir. Çay ocağında çalışırken birgün çay ocağının sahibi onu Zehra ile tanıştırır. İkisi de birbirine aşık olurlar. Serttahan Zehra’ya İstanbul’a gitmeyi önerir fakat o bunu kabul etmez. Bunun üzerine Serttahan Trabzon’da kalır.

Zehra’yı ve kardeşini ananesi ve dedesi büyütmüştür. Ananesine herkes büyük hanım diye hitap eder. Zehra resim yapmayı sevdiği için ona özel resim hocası tutulur. Kardeşi İsmail ise liseyi bitirir ve askere gider. 1 Ekim 1912’de Balkan Harbi seferberliği ilan edilir. Savaş Trabzon’a kadar genişler ve Rus ordusu Karadeniz kıyısında saldırmadık liman+ bombalamadık iskele bırakmamıştır. Bunun üzerine Büyük Hanım Zehra ve yardımcısını alarak Samsun’un yolunu tutar. Hacıbey ise sakat bacağı nedeni ile geride kalmak zorunda kalır. Samsun’dan da bir süre sonra İstanbul’a geçerler. Bolşevik ihtilali ile bütün birlikler geri çağrılır ve böylece Trabzon kurtulur. Bunun üzerine Trabzon’a doğru yola koyulurlar. 

Trabzon’a vardıklarında evlerine koşarlar fakat ev bıraktığı gibi değildir. Nar ağacı dalları bahçe duvarına sarkmıştır. Fakat onların tek istediği Hacı beyin sesini işitebilmektir. Onun tahta bacağının sesini işitmekten daha büyük bir armağan olamazdı. Hacı beyi görünce hemen yanına koşup bacağının dibine yığılır. Ertesi sabah nar ağacının kesik gövdesine acıyla baktı.
nMJ1q5.gif


Iyi Forumlar


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  İkinci şans kitap özeti Dogukan 1 170 05-04-2016, Saat: 22:49
Son Yorum: SelcukBass
  Bir bilim olarak psiliyatri Kitap Özeti Dogukan 0 157 05-04-2016, Saat: 22:39
Son Yorum: Dogukan
  Canan Kitap Özeti Dogukan 0 176 05-04-2016, Saat: 22:38
Son Yorum: Dogukan

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

Türkçe Çeviri:MCTR MyBB, © 2002-2016 MyBB Group.
Desing and Coding By Mustafa SEVİM