Biyografi Bahattin Sakir Kimdir ?

Rapid

Admin
Yönetici
Admin
Moderatör
Katılım
7 May 2015
Mesajlar
2,852
Tepkime puanı
14
Bahattin Şakir
doktor, siyaset adamı

İttihat ve Terakki Cemiyeti Kurucu Üyesi


1874 yılında İstanbul'da doğdu. Askeri Tıbbiye'yi 1896'da tabip yüzbaşı olarak bitirdi. 1900'de aynı okulun tıbbi kanuni muallim muavinliğine getirildi. Bu görevine ek olarak Şehzade Yusuf İzzettin Efendi'nin özel hekimliğini de yaptı. Bu arada Ahmed Celalettin Paşa'nın maiyetine girdi. Ahmet Rıza ve İttihat ve Terakki Cemiyeti ileri gelenleri ile ilişki kurdu. 

Ahmed Celalettin Paşa'nın muhalefete katılmasından sonra İttihatçılarla ilişkili olmasından dolayı Erzincan'a sürgüne gönderildi. Cemiyete gönderdiği yardımın ortaya çıkması üzerine tutuklandı. Ardından Trabzon'a sürüldü. 1905 yılında Mısır'a, oradan da Paris'e kaçtı. 

Bir ara gizlice İstanbul'a geldi. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin çalışmalarının canlandırılmasında Ahmet Rıza ile birlikte etkin rol oynadı. 

1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilanından sonra İstanbul'a geldi. Askeri Tıbbiye'deki eski görevine döndü. 

Daha önce Kahire ve Paris'te çıkan Şura-yı Ümmet gazetesinin yayınını İstanbul'da sürdürdü. Bu arada "Ali Kemal Davası" ve "Kanuni Esasimizi İhlal Edenler" adlarıyla imzasız olarak yayınladığı kitaplarında karşıtlarını sert bir dille eleştirdi. 

1909'da askeri ve sivil tıbbiyelerin birleştirilmesi ile kurulan Haydarpaşa Tıp Fakültesi'nde adli tıp müderrisi oldu. Ertesi yıl Tıp Fakültesi ikinci reisliğine seçildi. Balkan Savaşı'nda Edirne'nin Bulgarlar tarafından kuşatılması sırasında oradaki hastanede başhekim olarak çalıştı (1912). Edirne'nin işgali üzerine tutsak düştü. Bir süre sonra serbest bırakıldı.

1913'te Teşkilatı Mahsusa'nın siyasi bölüm şefliğine getirildi. Aynı yıl Sıhhiye Müdüriyet-i Umumiyesi'ne bağlı olarak kurulan Tababet-i Adliye Müdürlüğü'ne ve Tababet-i Adliye Encümeni Reisliği'ne getirildi. 

Birinci Dünya Savaşı yıllarında Erzincan ve yöresinde Teşkilat-ı Mahsusa yöneticisi olarak görev yaptı. Ermeni Tehciri içinde etkin rol oynadı. 

Mondros Mütarekesi'yle birlikte savaş suçlusu ilan edildi. 2 Kasım 1918'de Enver Paşa ve Talat Paşa ile birlikte bir Alman savaş gemisiyle Sivastopol üzerinden Berlin'e gitti. 

Eylül 1920'de Bakü'de toplanan Doğu Halkları Kurultayı'na katıldı. 1920'de İslam İhtilal Cemiyetleri İttihadı'nın Bakü temsilcisi oldu. 1921 ilkbaharında bu örgütün Moskova'da yapılan kongresine katıldı. Buradan tekrar Almanya'ya gitti. 

17 Nisan 1922 tarihinde Berlin'de Cemal Azmi Bey ile birlikte Ermeni suikastcılar tarafından öldürüldü.
 
Üst