Kitap Özeti İki Cami Arasında Aşk “Mihrimah ile Sinan”

Kim-Jong

Onursal
Onursal
Katılım
18 May 2015
Mesajlar
1,226
Tepkime puanı
0
KİTABIN TANITIMI:
18 Yaşında kendi arzusu ile devşirilip payitahta getirilen Sinan, Karaboğdan Seferi sırasında gördüğü Mihrimah Sultan’a aşık olur. Bu aşk, Sinan’a önce Prut Nehrini on üç günde geçilecek köprüyü yaptırır. Payitahta dönüşte Mihrimah Sultan’ın evlendirilmesine karar verilir. Sinan ve Rüstem Paşa aday olur. Hürrem Sultan, siyasi nedenlerle kızı Mihrimah’ı Rüstem Paşa ile evlendirir.
Elli yaşında ve evli olan Sinan, bu evlilik üzerine kendini sanatına verir. Sarayın baş mimarı olur. Aşkını payitahtta yaptığı hanlar, hamamlar ve camilere yansıtır. Özellikle de aşkını Edirnekapı ve Üsküdar’da yaptığı iki cami arasına gizler.
Dünyaca ünlü mimar, Mimar Sinan’ın ve büyük aşkı Mihrimah Sultan’ı anlatan sürükleyici bir roman.
***
ÖN OKUMA:
SEVGİLİ YOKTUR ARTIK YERYÜZÜNDE
Aşk çaresiz bir derdin içinde kaybolmak mıydı, kaybolduğunu sandığı çaresizliğin içinde bir çare bulacak yarayı sarmak mı? Yokluğunun elemi içinde varlığıyla teselli bulduğu sevgili, sabah saatlerinden bu yana yeryüzünü endamıyla hoş etmiyor.
Kuşlar onu gördüğü için selamlamıyor, rüzgâr gül teninde dolaşmıyor. Ay, onun güzelliğini kıskanmak için salınmıyor gökyüzünde, sakin asude bir şekilde kayboluyor gözden. Arkasından doğan güneş, ateşiyle yakıyor kendini akşama kadar. Mavi gökyüzü, kuşlara ev sahipliği yapsa da biliyor ki yeryüzünün tadı kalmadı Sinan için.
Derin bir nefes alıp gözünden akan yaşı silmeye çalıştı. Bu öyle bir acıydı ki tahammül etmek, taşlara şekil vermekten daha zordu. Her nefeste cam yanıyor, solgun yüzü biraz daha solmaya dem tutuyordu.
Sabahtan beri ağzına tek bir lokma koymadı. Gücü yettiğince dua edip namaz kıldı. Acısını dindirmek için kâh Kur’an okudu, kâh ağladı.
Bir an payitahttan uzaklaşmak, hiç kimsenin olmadığı yerlere gitmek ve kaybolmak istedi. Onsuz payitaht, payitaht olamazdı.
Payitaht ki yâr salındığı için süsleniyordu; camilerle, hanlarla, hamamlarla… Yârin olmadığı şehir, yâri görmeyen göz, ona ulaşmayan söz ne işe yarardı acıyı artırmaktan başka. Bu yaşta bu acıyı kaldırabilir miydi vuslata eremeyen yüreği.
Hanlar, hamamlar, su arkları, camiler hepsi gözünde anlamını yitirdi, bir kavuşamadığı sevgilisinin gözleri kaldı semada.
Şehirleri, kasabaları hafızasından sildi Sinan, yaş dolu gözlerinde muhteşem hatıraları kaldı.
Dudağından yeryüzüne sadece bir “Ah” düştü, hiçbir vak’anüvisin şerh düşmediği, mürekkep izlerinin olmadığı, tanığının bir kendi ve gecenin olduğu “Derin bir ah.”
Sinan, sevgilisinin ölümünün ardından günlerce odasından çıkmadı. Kâh seller gibi gözyaşı döktü, kâh eski günleri hatırladı.
Yanağına acı bir tebessüm kondu.
Gözüne uyku girmediği gecelerde anıların güzelliğiyle avuttu yaralı yüreğini. Titreyen dudaklarıyla “Vuslat artık mahşere kaldı.” dedi
Gecelerden bir gece, yarab gönlüyle, ağlamaktan şişmiş gözleriyle uzandı yatağına. Gül yüzlü, aydan parlak sevgilisinin rüyasına daldı.
KİTABIN ÖZETİ:
İki cami arasında aşk, Mihrimah ile Sinan’ın anlatıldığı bir aşk romanıdır. Yazar bu eserini Ağustos 2011 de yayımlamıştır. Kitap basit bir dille yazılmış ve aşkı konu almıştır. Mimar Sinan Prut savaşı esnasında Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultana aşık olur. Ordu Prut nehri’ni tüm uğraşlarına rağmen geçememektedir, çünkü su o kadar hızlı akmaktadır ki bir köprüye ihtiyaç vardır. Fakat, tüm mimarların uğraşına rağmen yapılan köprüler her defasında yıkılmaktadır. En sonunda Mimar Sinan’ın aklına bir fikir gelir ve ay yüzlü meleğini oradan kurtarıp, onun kahramanı olmak ister. On üç günde köprüyü yapar ve bu yolla Mihrimah sultan’ın dikkatini çeker.
Payitahta döndüğünde ona olan ilgisini belli eder ve onunla evlenmek istediğini dile getirir.Yalnız önlerinde büyük problemler vardır. Öncelikli olarak Sinan ile Mihrimah arasında otuz yaş fark vardır. Bunun dışında Hürrem sultan ( Mihrimah’ın annesi) taht yarışında olduğundan onun Sinan ile evlenmesine müsaade etmez ve O’nu Rüstem paşa ile evlendirmeye karar verir. Bu anlamda Sultan Süleyman’ı da ikna eder ve kızını hiç istemediği biriyle evlendirir. Mimar Sinan bu aşk için önce Üsküdar’daki Mihrimah sultan camiini yapar, daha sonra yaptığı hesaplamalarla Edirnekapı’da bir cami daha yapar. Mihrimah sultanın doğum günü olan 21 Mart günü Edirnekapı’daki caminin minareleri arasından güneş batarken, Üsküdar’daki caminin minareleri arasından ay’ın doğuşu görülmektedir.
Sinan, Sultan’a duyduğu büyük aşkı büyük bir mimariyle birleştirmiştir. Ve Sinan bu eseleriyle “biz kavuşamadık ama bizden sonrakiler benim ona duyduğum aşkı konuşacak” demiş. Bu sırada Hürrem Sultan vefat etmiş, Sultan Süleyman bir savaş sonrasında vefat etmiş ve Mihrimah’ın eşi Rüstem de vefat etmiş. Tüm bunlara rağmen Mihrimah ve Sinan buluşamamış ama birbirlerini severek ölmüşler. Onlar ölmüş, fakat onların aşkı 21 Mart’ta Mihr (güneş) ve Mah (ay) birleşimiyle iki cami arasında hayat bulmaya devam etmektedir.
Bir önceki kitabımız olan Sultanı Öldürmek makalemizi okumanızı öneririz
 
Üst