Kitap Özeti Katilin Özrü

Kim-Jong

Onursal
Onursal
Katılım
18 May 2015
Mesajlar
1,226
Tepkime puanı
0
Komiser Aylin ve yardımcısı Sinan, Adli Tıp Patoloğu Doktor Zeynep ve Narkotikten İsmail’in düğün kokteylinde tüm cinayet masası ekibi ile onların mutluluğa ortak oluyorlardı. Gelen bir çağrı ile Aylin ve Sinan olay yerine intikal ettiler. Olay yeri ekibi gelmişti bile. Kapıda onları karşılayan cinayet masası ekibinden Sedat onlara kısaca bilgi verdi. Aylin odaya girince kanının donduğunu düşündü. Maktul çıplaktı, elleri göğüslerinin üzerinde birleştirilmiş ve güller ile kaplanmıştı. Aylin yaklaşınca maktulün sol göğsünün düzgün bir kesi ile alınmış olduğunu gördü. Bu nasıl bir vahşetti. Olay yeri inceleme tüm delilleri topladı. Herkes içini bitirince oradan ayrıldılar.

Otopsi sonuçlarında maktul tecavüze uğramamıştı, gönüllü cinsel ilişki yaşanmıştı fakat katil hiçbir ipucu bırakmamıştı. Herkes merak ile toksoloji raporunu bekliyordu, çünkü maktulün hiçbir yerinde darp ve zorlanma izi yoktu. Aylin bir insanın göğsü kesilince nasıl tepkisiz kalırdı, aklı almıyordu. Katil nasıl bir ruh haline sahipti ki hem hiç delil bırakmıyor hem de ortamı sterilize ediyordu. Tüm cinayet ekibi daha bu cinayetin tüm etkilerine alışamamıştı ki ikinci bir cinayet ihbarının içinde buldular kendilerini. Herkesin aklına gelen fakat dillendirmeye çekindikleri gibi bir seri katil ile mi uğraşıyorlardı. Tüm bu karmaşanın içinde Aylin’in karşısına çıkan ve midesinde kelebeklerin uçmasına sebep olan, gülümsemesi buz dağlarını eritecek kadar büyülü ve yakışıklı olan bu genç adam, Aylin’i gölgesi gibi takip etmeye başlamıştı. Adı Hakan’dı. Aylin ne zaman kendi ile baş başa kalsa kendini onu düşünürken yakalayıp bu duygularına anlam veremiyordu. Bir yandan soruşturma yapıp bir yandan da Hakan ile uğraşıyordu. Onda ki, bu değişik ruh halini en iyi yardımcısı Sinan gözlemliyor fakat Aylin ısrar ile kendindeki değişikliği kabul etmiyordu. Ta ki Hakan tüm duygularını açık bir dil ile ona söyleyene kadar.

Aylin ve Sinan’ın elde ettiği tüm veriler ünlü Profesör Mehmet Beyi göstermesine rağmen ellerinde birinci derecede kanıtları yoktu. Tesadüf olmadığına inandıkları bir şekilde onun bayan hastaları öldürülüyordu. Soruşturma derinleştikçe yeni fakat delil sayılamayacak verilere ulaşıyorlardı. Katil nasıl bu kadar kısa sürede avlanıp hiç iz veya ipucu bırakmadan kurbanlarını öldürmeye devam ediyordu. Kriminoloji Suç Profil Uzmanı Enver Beye göre katil zeki ve toplum içinde saygın bir insandı. Bu yüzden kadınları bu kadar kolay avlayabiliyordu. Aylin ve Sinan bu kovuşturmaya tüm zamanlarını ayırırken bir taraftan da Sinan eşi Pelin’in hamileliğinin tehlikesi ile uğraşıyorlardı.

Komiser Aylin sen çok zeki olabilirsin fakat benim ile boy ölçüşemezsin, diyordu katilin onu sıkı takibe aldığından haberi yoktu. Ona babasının yaptığı işkencelere seyirci kalan annesinin intikamını zayıf karakterli kadınlardan alışını haklı görüyordu. Zayıf kadınlar asla çocuk sahibi olmamalı diye düşünüyor ve seçtiği kurbanlarına özellikle bu konu hakkında onlara soru sorup ona göre cinayetlerini işliyor ve buna gerekçe olarak yetersizliklerini zayıflık olarak görüyordu.

Profesör Mehmet Beyin tedirginliği had safhaya ulaşıyordu. Aylin bu adamın bir şeyler gizlediğine adı kadar emindi. Ama ispat edemiyorlardı. Bu ara Hakan ile Aylin birbirlerini tanıma kararı almıştı. Aylin’e gelen isimsiz çiçek ve çikolatalar Hakan’ı tedirgin etmekle beraber onunda şüpheliler arasında yer alması, Aylin’i tedirgin ediyordu. Soruşturmada elde ettikleri Hakan’a temkinli yaklaşmasına sebep oluyordu. Hem Hakan’ı kaybetmekten korkuyor hem de eğer katil o çıkarsa çok başarılı olduğu bu mesleği bırakmayı düşünüyordu. Bu kovalamacada Aylin katile ne kadar yaklaşmıştı. Tüm bu veriler ile katile ne kadar yakındı. Kendi geçmişinde yaşadığı olaylar neden onu olmadık zamanlarda rahatsız ediyordu. Seri katil daha kaç cinayet işleyecekti. Aylin ve Sinan bu soruşturmada hiçbir ipucu olmadan ona nasıl yaklaşacaklardı. İstanbul Emniyet Amiri Arif Bey tüm olanaklarını bu katil için seferber ediyordu. Bir yandan basın, bir yandan iç işleri onu biran önce davayı sonuçlandırması için baskı altında tutuyorlardı.

Kitabımızın başkahramanı olan katilimiz çocukluğunda zor günler geçirir ve şuanda ki yasadıklarının, tek sorumlusu bu yaralardır. Hikâyemiz İstanbul’un lüks bir semtinde yaşanan cinayet olaylarının akıl sır erdirilemeyen bir katil tarafından işlenmesi ve bunun bir seriye dönüşmesiyle beraber davaya atanan Komiser Aylin ve Sinan bu davayı çözmek için yoğun bir tempoyla karsı karsıya kalırlar. Katilin arkasında hiçbir iz bırakmaması davanın seyrini zorlaştırmasıyla birlikte Aylin’in hayatına giren insanların da katilin profiline uymasının endişesi ve duygu karışıklığı, beraberinde işleri daha da zorlaştırır. Mesleki hayatıyla özel hayatındaki duygusallık Komiser Aylin’i büyük bir karmaşaya sürüklerken, bakalım Komiser Aylin ve Sinan; arkasında hiçbir iz bırakmayan katilimizi yakalayabilecekler mi? Tüylerinizin ürpereceği, tek basınıza okurken, yine de yüreğinizden parçalar hissedip, bırakmak isteyip bırakamayacağınız bu serüvende "KATİLİN ÖZRÜ" ne hep beraber şahit olacağız.

Yazar: Nurhan Işkın
 
Üst